Nissan CEO’sundan “Evlilik” Tavsiyeleri

Renault-Nissan işbirliğinin CEO’su Carlos Ghosn, Linkedin’deki son paylaşımında, kurdukları işbirliklerinin neden bu kadar başarılı olduğunu açıkladı. Otomotiv sektöründe iki firmanın evliliğinin yürümesi ve kurumsal bir boşanmadan kaçınmanın sırrını, 15 yıldır Renault-Nissan ve 4 yıldır da Daimler ile ortaklığını başarıyla yürüten adamdan dinleyin. İşte sadece şirketler için değil, her türlü ortaklıkta geçerli olabilecek nitelikte 6 altın tavsiye:

Karşılıklı Saygı ve açık fikirlilik: Daimler Başkanı Dieter Zetsche ve ben kariyer yaşamlarımızda benzer mücadelelerle perçinlenen karşılıklı bir saygı taşıyoruz. Kutsal inek veya tabu kavramları olmaksızın herşeyi açıklıkla masaya koymak önemli. Ekiplerimiz bize bir proje sunduğunda, ilerleyip ilerlemeyeceğimizi fizibilite çalışmaları ve objektif veriler ışığında belirliyoruz.

Ortak zemin bulun: Dieter ve ben 90’ların başlarında ikimiz de deniz aşırı ülkelerdeki iş birimlerini yöneten expatlarken tanıştık. Ben Michelin Kuzey Amerika CEO’suydum, Dieter de Daimler’in yük kamyonları biriminin başkanı ve Michelin’in en büyük müşterilerinden biriydi. Firmamızın yıllık toplantısında ana konuşmacılardan biri olması için yaptığım daveti kabul ettiği günden beri, bizi farklı konularda bir araya getirebilen bir anlayış geliştirebildik.

Projelere ve performansa odaklanın: Rakiplerle bilgi paylaşmaktan genelde çekinilir. Farklı firmalardan, farklı dilleri konuşan, farklı zaman dilimlerinde yaşayan ve farklı performans hedeflerine sahip bir ekibi yönetmek de çok doğal bir durum değil. Zorlukların üstesinden gelmek için her zaman kilometre taşları belirlenmiş somut projelere ve yapılabileceklere odaklanın. Daha büyük olan amacınızı asla unutmayın, müşterileriniz için daha değerli ürünler yaratmak.

Disiplinli olun: Yanıt sihirde değil, sistemli olmakta. Renault-Nissan ve Daimler üst düzey yöneticilerinden oluşan bir “ İşbirliği Komitesi” ayda bir toplanır. Daha alt komiteler daha sık bir araya gelirler, proje takımlarıysa her gün temastadırlar. Sık sık video konferansla buluşsak da, zaman zaman bu toplantıları Yokohama’nın, Stuttgart ve Paris’in kurumsal kültürlerini takdir edebilmek için, her bir firmanın merkezinde de düzenleriz.

Kazan-Kazan projelerde ısrar edin: Bir bölge veya bir iş birimi bir proje önerdiğinde, bütünüyle şeffaf bir fizibilite çalışması başlatılır. Eğer her iki firmanın da projeden kazançlı çıkacağını tespit edersek ilerleriz. Eğer ki bir taraf projeyi kabul edilemez bulursa o aşamada hiçbir abartılı tepki olmadan o projeyi sonlandırır ve bir sonraki fırsata geçeriz.

Daha da önemlisi kazan-kaybet projelerinden kaçın:  Eğer Dieter veya ben, ekiplerimizi bir tarafın hiçbir yarar sağlamadığı bir projeye zorlarsak kurumsal evliliğimiz de zamanla son bulacaktır. Psikologlar buna “olumsuzluk önyargısı” diyorlar yani olumsuz anıların, olumlu anılardan çok daha güçlü hatırlanması durumu. İş adamları bazen insan doğasının bu temel yönünü, felaketlere neden olacak olsa bile unutabiliyorlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tasit.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Yeni eklenen ilanlar